mathjax

Cumartesi, Ekim 29, 2011

Soru Maratonu 2011/4

Oyun 2011 ile Soru Maratonunda kolay soru serisi başladı. Oyun 2011'in geniş çapta duyurulması potansiyel katılımcı olabilecekleri için onları "tavlamanın" bir yolu. Her sene de bu böyle oluyor. Özellikle katılımcılarının büyük çoğunluğunun ilk-ve-orta-öğretim öğrencileri olduğu için Oyun 2011 sorularını çözmeye çalışıp bu tip sorularla yetinmeyen veya kendisini yarı-finale hazırlayan öğrenciler için Soru Maratonu aslında güzel bir fırsat. İlk defa bu maratonu görenleri de korkutmamak ve başarabildiklerini göstermek için, bu kadar kolay soru sorulmasını anlayışla karşılıyorum.

Cevaplar ve anket hakkında eklemek istediğim bir-iki husus var. Ankete katılanların çoğu, "Evet" cevabını veriyor, ama "Hayır" diyenlerin sayısı da az değil. Dolayısıyla ben de en azından bu sene için devam edeceğim.

12. Komşu Toplamları: 4e8e388c1ce3c7ff3dd7454f63462f06
13. Adaylar ve Oylar: [cevap küçük]

Görüşlerine değer verdiğim bir arkadaşım, "cevap küçük" diyerek aslında cevap hakkında bir kopya verdiğimi yazmış bana. Cevap küçük derken, örneğin "Sekiz Vezir" sorusuna zaten verilebilecek tüm cevaplar küçük. Yani, bu bir kopya değil. Bazı özel sorularda böyle bir sıkıntı olabilir, ama bir veya iki özel durum için sistemi değiştirmeyeceğim. Kötüye kullanan varsa, bu onların problemidir. Amacım, bu sorulara günlerce, hatta haftalarca uğraşıp soruyu doğru çözüp-çözemediğinden emin olamayanlara yardımcı olmak. Ayrıca, her sistemi kötüye kullananlar olacaktır.

Dolayısıyla en ideal çözüm, bence, TZV'ye yazmanız ve geriye dönük cevapların kabul edilmemesini veya ilk hafta bonus puanlarının arttırılmasını istemenizdir. TZV ne kadar ciddiye alır bilmiyorum ama yarışmaya katılmaya devam ettikçe bu sisteme bu şekilde devam etmeyi planlıyorum.

Bir diğer geçerli iddia ise, 2-3 cevap arasında kararsız kalan yarışmacılar için bir doğrulama noktası olacağımız. Açıkçası, 2-3 cevaba kadar soruyu çözmüş ama konuyla ilgili yeterli bilgisi olmadığı için karar veremeyen yarışmacı arkadaşlara yol gösterebiliyorsak ve bu cevaba bakarak birşeyler kazanıyorlarsa, ne mutlu bize. Amacımız da kısmen bu, kendini gelişitirmeye çalışanlara destek olmak, büyümek ve öğrenmek. Zaten puanlama sistemi değişirse, bunu sorun olarak görenlerde rahatlayacaktır sanırım.

Son olarak, günün önemini vurgulayarak bitirelim:
Cumhuriyetimiz ve Bayramımız Kutlu Olsun. Ne Mutlu Türküm Diyene!

Salı, Ekim 18, 2011

Soru Maratonu Cevapları: 2011/3

Kaldığımız yerden devam. Cevabı küçük olan soruların cevaplarını yarışma bitince açıklayacağım.

7. Sihirli Karelerin Karesi: 70985bf33f9890f4097cd9bf9616bb1c
8. Otur-Kalk: [cevap küçük]
9. Test Puanı: f021a88349f28a06c2de2e5593ebaa48
10. Sıralama: [cevap küçük] (Bu yılın şimdiye kadar sorulan en güzel sorusu)
11. Sekiz Vezir: [cevap küçük]


Not: Bu kodların anlamı için ilk yazıya bakabilirsiniz. Aynı kodları veya farklı kodlar bulan arkadaşlar yorum yazarak paylaşımda bulunabilirler. Cevapları burada kodlamanın amacı birşeyleri paylaşabilmek. Birçok kişiden bu konuda eposta alıyorum. Soruları doğrudan yazmadığınız sürece (bu konuda TZV'nin kurallarını okuyun), dilediğimiz gibi çözümleri tartışabiliriz.

Pazartesi, Ekim 03, 2011

Anket ve Cevaplar Hakkında

Ankete katılan arkadaşlara çok teşekkür ederim. Henüz katılmamış olanların da fikirlerini paylaşmalarını rica edeceğim.

 Şimdiye kadar gelen olumlu ve olumsuz cevapları kısmen şu şekilde özetleyebiliriz:
  1. Özellikle küçük (değerli) cevaplar deneme-yanılma ile bulunabileceğinden, bu uygulama derhal durdurulmalı!
  2. Hafta başı 5 puanlık bonus feda edilerek, toplamda 100 puan kayıpla tüm sorular doğru cevaplanabilir ve başkasının yardımıyla dereceye girebilir. Bu da etik olmaz.
  3. Kesinlike devam edilmeli, birkaç tane sorunun cevabı tersten bulunabilse bile diğer soruları çözmeden doğruluğu kontrol edilemez, md5 çok güçlü bir kodlama aracıdır.
Hatırlatma: Cevapları kodlayarak paylaşmamın tek amacı, Soru Maratonu'nu daha ilginç ve rekabetçi bir hale dönüştürme çabasıdır, onu sabote etmek veya TZV'yi protesto etmek değil.

Yukarıdaki eleştirilere gelince...

(1)'in cevabını zaten (3) karşılıyor bence. Ben de yola çıkarken (3)'teki mantığa göre hareket etmiştim. Tersten tüm cevaplar bulunamaz. Mesela, şimdiye kadar sorulan 9 soru içinde sadece 3 tanesi deneme-yanılma ile bulunabilir (maksimum 20 deneme ile). Eğer bir yarışmacı 100 defa deneme yanılma ile sonuca varmak isterse, ancak 5 tanesini elde edebilir. Bundan ötesi, ancak bir programlama gerektirir. 10binlerce, hatta milyonlarca cevabı program yazmadan deneyemezsiniz. Eğer bunun için bir program yazabiliyorsanız, o zaman soruyu çözebilecek bir programı da yazabilirsiniz. Yani, tersten cevabı bulma çabası çok sınırlıdır ve kabul edilebilir (tolere edilebilir) seviyededir.

(2)'ye verecek bir cevabım var ama bu tamamen başlı başına başka bir tartışma konusu açıyor: TZV'nin puanlama sistemindeki "Hız bonusu çok az" ve/veya "Tekrar cevap girme cezası çok fazla". Bu konu birçok kişi tarafından daha önceden de dile getirildi. Hız bonusu da mesela, ilk 24 saat 100 puan, ikinci 24 saat 80 puan, vb. şeklinde olsa - mesela - o zaman her soruyu doğrulamak için kimse beklemez! Zekâ söz konusu olduğunda, hızın önemli olmadığını sanırım kimse söyleyemez!

Birkaç yarışmacı arkadaştan farklı yorumlar da aldım. Bunlardan biri de, cevapların bu şekilde paylaşılması (veya doğrulanması) özellikle daha altta puan alacakların yanlış cevaplarını bularak düzeltmeleri ve daha yüksek puan almaları ve bu sayede belki de normalde geçemeyecekleri yarışmacıları geçme ihtimalleri (yani sıralamanın değişmesi durumu). Aslında, dolaylı olarak gerçekleşecek bu sonucun olumlu yönlerini açıklamak istiyorum ve eninde-sonunda bu istenmeyen durumun ortadan kalkacağını düşünüyorum:

Soru Maratonu bilindiği üzere 10 yılı aşkın süredir devam eden uzun soluklu bir yarışma. Her yıl devam edenler var, yeni katılanlar ve/veya ayrılanlar var. Her sene sorulan iddialı sorulardan birçoğu (neredeyse hepsi) belli bir kurama dayalı ve uzmanlarının hakim olduğu ama basit (giriş seviyesinde) konulara dayanır ve genellikle iyi bir araştırma sonunda internette bulunabilir. Yeter ki nerede ve nasıl aradığınızı bilin. Bunu bilen az sayıda yarışmacı olduğunu düşünüyorum - böylece "haksız" bir kazanç sadece küçük bir imtiyazlı grubun elinde paylaşılıyor. Madem bunu birkaç kişi yapabiliyorsa, neden herkes yapmasın? Hele bu yarışmadaki rekabeti artıracaksa hâlâ ne diye bekliyorum?

Gelelim, haksızlık meselesine... Küçük bir deneme yapın ve popüler arama motorlarında (google, yahoo, bing, ...) "soru maratonu cevaplar" gibi bir ifade aratın. Bu sayfa ilk beş sonuçtan biri olarak karşınıza çıkacaktır. Yani kısa süre içinde, yarışmacılar içinde bu sayfadan haberdar olmayan kalmayacak. O zaman, herkesin bildiği bir ortam, yarışmaya ancak yeni bir yön verir - haksızlık sağlamaz. Aksine, şifreli forum sayfalarında yapılan ortak çözümlerin sadece üyeleri tarafından paylaşılması haksızlıktır. Birden fazla kullanıcı adı ile yarışmaya katılmak haksızlıktır. Bu listeyi biraz daha uzatabiliriz...

Beni rahatsız eden bir nokta var sadece, o da "Yarışma Kuralları"nda ifade edilen, her yarışmacının soruları bireysel olarak çözmeleri beklenmektedir (8. madde). Ama bir üst paragrafta belirtilen kötüye kullanım veya ortak çözümün tedbiri alınmıyor (ve alınamaz da). Ben, kendi cevaplarımı paylaşıyorum ve kimseden yardım almıyorum - dolayısıyla kimliğimi gizlemeden ve 8nci kuralı ihlal etmeden yarışmaya devam ediyorum. Bu bilgileri kullanarak yarışmaya devam edenler kendileri hakkında kendi kararlarını vermek durumundadırlar. Her halükarda, burada cevapların bir şekilde paylaşılıyor olması, cevapları ve çözümleri sağlamıyor. Ancak soru üzerinde yeterince uğraştıktan sonra elde edilen cevabın, iddialı bir yarışmacının cevabıyla aynı olup olmadığını kontrol ediyorsunuz. Yani, cevabı bulmadan kontrol edemezsiniz. Hem, benim cevabım da yanlış olabilir. Bu uyarıyı lütfen ciddiye alın.

Son bir eleştiri: TZV, soruların yarısını değerlendirerek aslında yukarıda bahsedilen birçok açmaza kendisi de olanak sağlıyor. Deneme-yanılma yoluyla, her mümkün cevap için ayrı bir kullanıcı adıyla yarışmaya katılarak 1/2 ile 7/8 arasında değişen olasılıklarla, son liste öncesinde cevaplarını doğrulama imkanı veriyor. Bu sistemi kullanan birçok yarışmacı tanıyorum. Gelin, birlikte bunun üstesinden gelelim. Bunun -bence- 2 yolu var, ya geriye dönük cevaplar kabul edilmeyecek ya da hız bonusu artacak. Bu karar tabii ki TZV'ye ait. Ben sadece katkı vermeye çalışıyorum.

Haklı/haksız sebeplerden ötürü, son 2-3 haftanın cevaplarını güncellemedim. Anket sonuçlarına göre, ya tamamen iptal edeceğim ya da küçük cevaplar hariç, diğerlerini açıklamaya devam edeceğim. Küçük cevaplar konusunda ise, geriye dönük cevaplama mümkün olduğu sürece sanırım en doğrusu yarışma sonunda bunları açıklamak.

Not: Eleştirileriniz "halka açık" bir şekilde bu yazının altına ekleyebilirsiniz.

Perşembe, Eylül 29, 2011

Soru Maratonu Cevapları: Anket

Bu uygulamaya devam edip etmeme konusunda fikrinize ihtiyacım var. 30 saniyenizi almaz. Katılırsanız sevinirim.

Salı, Eylül 06, 2011

Soru Maratonu Cevapları: 2011/2

Son 2 haftanın cevaplarını kontrol etmek için, ilgili MD5 kodları (detaylar için ilk yazıya bakabilirsiniz) şu şekilde:

5. Bitişik Rakamlar: c9a7634e5bfe2435ffdb6c5d66a299bb
6. Çemberdeki Çokgen: [cevap küçük]

Not: Aynı kodları veya farklı kodlar bulan arkadaşlar yorum yazarak paylaşımda bulunabilirler. Cevapları burada kodlamanın amacı birşeyleri paylaşabilmek. Birçok kişiden bu konuda eposta alıyorum. Soruları doğrudan yazmadığınız sürece (bu konuda TZV'nin kurallarını okuyun), dilediğimiz gibi çözümleri tartışabiliriz.

Cuma, Ağustos 26, 2011

Soru Maratonu Cevapları: 2011/1

Uzun süredir bu konuda birşeyler yapmak istiyordum. Bugün nihayet aklıma bir çözüm geldi.

Önce durum tespiti: TZV, Soru Maratonundaki soruların cevaplarını (ve çözümlerini) hiçbir yerde açıklamıyor. Hatta, yarışma sonrasındaki puanların bile hangi sorudan alındığını bilmiyorduk (ama son 2 yıldır en azından bunu gerçekleştirdiler - artık yarışma sonunda hangi sorulara doğru hangi sorulara yanlış cevap verdiğinizi ve hangi sorudan kaç paun aldığınızı öğrenebiliyorsunuz).

TZV yetkililerinin hakkını yememek lazım, kendilerine yazdığım ısrarlı ve yorucu mektupların çoğuna cevap verdiler (ama maalesef hepsine değil). Soru maratonunu takip edenler bilirler, ilk haftalarda katılım yüksek olur ama sonlara doğru 70 kişi civarı kalır. Eee, ne de olsa maraton bu! Herkes maratonu bitiremez.

Puan listesine bakarak ulaştıklarım veya bana ulaşanlar oldu. Fikir alışverişinde bulunduk, güzel arkadaşlıklar kurduk. Hatta ailecek görüştüklerimiz var. Bu tarz şeyleri paylaşmak öğrenciyken kolaydır ama sonrasında ilgilenen pek kalmaz.

Bu diyaloğu arttırmak için bundan sonra cevapları sayfamda yazmaya karar verdim. Soruları veya çözümleri yazma şansım yok. Yarışma devam ettiği için, cevapları da doğrudan yazamam. Hatta, benim cevaplarım doğru bile olmayabilir. Ama birlikte soruları tartışabiliriz diye düşünüyorum.

Amacım, ilk hafta içinde cevap verip, yarışmadaki ek puanların önemini ortaya çıkarmak. Belki de yanlış düşünüyorum, bakalım sizin görüşleriniz ne olacak.

Sistem olarak, bir şifreleme kullanmak gerekiyor. Yaygın olarak kullanılan ve kırılması zor olan MD5 işimizi görür sanıyorum. http://www.md5.net/ veya http://md5.turkyorumcu.com/ ilk karşıma çıkan online md5 hesaplayan site. Kendi cevabınızı bu sitelerde md5'le kodlayın ve buradaki yoruma ekleyin (lütfen alttaki uyarıya dikkat).

Belki ileride fırsat bulursam, javascript kullanarak buraya bir md5 kodlama kutusu koyabilirim.

Not: Lütfen 1 haftası dolmamış sorular için cevaplarınızı paylaşmayın. Her hafta için ayrı bir yazı oluşturacağım, böylece takibi daha kolay olur. Ama ilk 4 soruyu bu yazıda halledelim - gerçi bunlar kolay sorulardı.

Uyarı: Cevabı küçük olan sayılar, tüm md5'ler hesaplanarak listeleme metoduyla bulunabilir. Dolayısıyla, md5'in kırılmasını güçleştirmek için her soru için bir anahtar kelime belirleyebiliriz. Kolaylık açısından "esintiler" kelimesinin yanına cevabınızı ekleyerek (mesela cevap 123 ise, esintiler123 kelimesini) elde edeceğimiz kodu md5'le şifreleyerek burada açıklayabilir/karşılaştırabilirsiniz.

cevap=123 ise md5(esintiler123)=
1. Hatalı Gönderim: 9119425cfba79237da1db214ab99e848
2. Top Oyunu: 3a3fddaeca66a6b0f488a7828d93b1c4
3. Sahte Banknot: [cevap küçük]
4. Tersli Sayi: 9408a17202ddd0d2b78e6c6a0aed8a68

Salı, Ağustos 23, 2011

PuzzleUp ve TZV

Daha önce kendilerine yazmış olmama rağmen, bu konuda bir cevap bile vermeyen, açıklama yapmayan TZV'yi kınıyorum: PuzzleUp adlı yarışmada eski soruları (Soru Maratonu 2008) aynen kullanıyorlar. Tepkimi göstermek için henüz yayınlanmamış olan soruların cevaplarını buradan ilan ediyorum.

Bu tepkiye TZV'nin ilgisizliği yol açmıştır. Önceki 4 sorunun cevabını vermiyorum. Belki TZV bir değişiklik yapar ve bu yanlışından döner ve yarışma ağız tadıyla devam eder.

Edit [14.09.2011]: Tatmin edici olmasa da vakıftan bir cevap alabildiğim için cevapları siliyorum. Yarışmacı arkadaşlara başarılar...

Salı, Ocak 11, 2011

TZV 2010 ve sonrası

Nihayet sonuçlar açıklandı. Maalesef bu sene de tulum (namı diğer tümünü doğru) cevaplayamadım. Soru Maratonunda 2 tane yanlışım var, biri "Tartı" sorusu, diğeri "İp" sorusu. "Tartı" sorusuna itirazımı bildirdim, ama haklı olmama rağmen TZV yetkilileri itirazımı kabul etmediler.

Tartı sorusunda en büyük yanlış sorunun "yanlış/yönlendirmeli/hatalı" ifadesiydi. Anladığım şekilde sorunun cevabı "31" olmalı (toplar tamamen aynı -Identical) - sorudaki ifade ve verilen şekil bu anlamdaydı. Sorunun topların ayırt edilebilir halini cevap vermeden önce birkaç defa düşünmüş olsam da hep soruyu (sorudaki ifadeyi) referans alarak bu yaklaşımdan vazgeçtim ve elde ettiğim maksimum sonucu (X=31) cevap olarak doğru değerlendirdim. Ancak TZV yetkilileri topları (soruda açık bir şekilde ifade etmeden) ayırt edilebilir kabul etmiş (ve dolayısyla farklı olarak değerlendirmiş ve topları "distinguished" kabul ederek) cevabın 39 olması gerektiğini düşünerek -bence yanlış ve taraflı bir- karar vermişlerdir. Dereceye giren diğer yarışmacıların da puan kayıpları (ki bu en az 2 defa olmak durumunda - 3271 üzerinden en fazla 3219 puan alındığına göre) olduğundan tekrar değerlendirme yaptıkları -ki bu da ancak maratonunu takip edenlerin anlayacağı birşeydir ki ön değerlendirmede tartı sorusunun seçilmiş olmasının şansı çooooooook önemlidir ve tamamen şanstır (! - yani zeka değildir -- ki buna benzer bir değerlendirmeyi bundan 2-3 yıl önce lehime sonuçlanmıştı ve o zaman da bunun şans olduğunu ifade etmiştim!), aksi takdirde kimse bu "Tartı" sorusuna doğru cevap veremeyecekti (diye düşünüyorum).

Tartı sorusu hakkındaki görüşümün doğruluğunu bu konudaki uzman bir kişi olarak ifade etmemin yeterli olacağını bilmem rağmen, konunun uzmanı olmayanları da ikna etmek adına son (ve apaçık) bir delilimi paylaşmak istiyorum: Maratondaki en zor sorulardan biri "Zar" sorusu diğeri de "Kulaktan kulağa" sorusuydu, bunların ikisi de muhteşem olasılık sorularıydı. Bu soruların doğruluk yüzdeleri sırasıyla %39 ve %28'di ama tartı sorusunun doğru cevaplanma yüzdesi sadece %6. Bu tip sorularla aşina olan herkes daha zor soru olan diğer soruların cevaplanma yüzdelerine bakarak "Tartı" sorusunun kesinlikle yanlış ifade edildiğini görebilir! Aksini iddia etmek -bence- yanlı olmakla 'bire-bir'dir!

Bu sene sonuçların açıklanması da 1 aydan uzun sürmüştür - ki yarışma SM-2010 olmasına rağmen sonuçlar 2011'e kalmıştır. Bu TZV'ye yakışmamıştır. Zaten az sayıda takipçisi olduğu düşünülürse, "Soru Maratonu" bütün uyarılara rağmen sınıfta kalmıştır. Her ortamda sınırsız bir şekilde savunduğum TZV, en azından "Soru Maratonu 2010" bahsinde yetersiz kalmıştır!

Bir dost meclisinde SM-2011'i protesto ederek cevapları internette yayınlayacağımı söylemiştim. Bugün ne kadar sakin olmak istesem de bu konuyu her düşündüğümde karşı durulmaz bir şekilde "protestoya devam!" çığlıkları atıyorum. Hiçbir ödülü olmayan ve 70-milyonluk ülkede ciddi yarışmacı sayısının 35'i geçmediği (ki aslında 15 mi demeliyim maksimum puanın yarısınından fazla puan alan maalesef 30-35 kişi ama en az maksimumun %80'nini bulan yarışmacı sayısı maalesef 15'i geçmiyor) bir yarışmada bu kadar "keyfi" kararlar almanın amacı ne olabilir sorusuna anlamlı bir cevap veremiyorum.

Bugün yanlış verdiğim 2 soruya baktığımda, birinin bana çok şeyler kattığını (bu maalesef eksik sorulan tartı sorusu) ve diğerinin cevabının Vikipedi'de olmasına rağmen hâlâ bir anlam ifade etmediğini görüyorum. Maratondaki en güzel soru bence "Kulaktan kulağa" sorusuydu, tabii eğer bilinçli bir cevap verildiyse, çözüm yolu bulunduysa/hesaplandıysa! Tahmin edilerek de bulunabilecek bu sorunun belki bir eşdeğeri olarak (zorluk olarak aynı sayılabilir ama önceki kesinlikle daha güzel) "Zar" sorusunu gösteririm. Cevabı tahmin etmek mümkün değildi ve doğru bir şekilde hesaplamak gerekiyordu. Bugün hala alternatif bir çözüm/hesap yolu bulabilmiş değilim.

SM-2011'de görüşmek dileyiğle: Belki yarışmacı, belki protestocu ama belki de görüşmemek üzere (her ne kadar kendimi tutamayacağımı bilsem de)...

Pazartesi, Kasım 29, 2010

Oyun 2010 - Yarı Final Soruları

Geçtiğimiz C.tesi günü yapılan sınavın merak edilen cevaplarını paylaşmak istiyorum. Öncelikle, doğru cevaplar TZV tarafından paylaşılmıyor. Puan durumu açıklanana kadar da bazılarından emin olamıyoruz. Ancak, soruyu çözünce -genellikle- doğru çözdüğünüzden emin oluyorsunuz.

1) 4'er basamaklı 2 sayı var elimizde. Bu sayıları oluşturan tüm rakamlar birbirinden farklı. Sayılardaki rakamlar (soldan sağa) yazılışları itibariyle alfabetik sırada olduğuna göre bu iki sayı arasındaki fark en az kaç olabilir? Soruyu yanlış hatırlamıyorsam, cevap 6037-5948=89.

Nedense aklımda bu soru için rakamların ilk harfleri gibi bir ifade kalmış. Kendi çözümümden dolayı da olabilir, soru bu şekilde de sorulmuş olabilir. Eğer öyle idiyse, cevap 6037-5928=109. Maaselef soruyu tam detaylı hatırlayamadım.

2) İlginç bir bulmacaydı. Kaydırmaca gibi bir döndürmece. Sınava girenler hatırlayacaktır. Bu soruya zaman ayıramadım :(

3) Sudoku sorusu. Bomboş 9x9 sudoku tablosuna verilen 8 tane 3x3lük kareleri yerleştirilebildiğine göre kalan son kareyi uygun şekilde oluşturun/doldurun.

4) Hexa Trex Bulmaca. Adını yeni öğrendim. 10 farklı cevap var, hepsi de doğru:

1-3*12/3+23=12
12=1-33/3+22*1
12=1-3*12/3+23
31-3*2=12/3+21
31-3*12/3+2=21
21=31-3*12/3+2
21=31-3*12/3+2 ikinci bir yol daha var
2=31-3*12+21/3
12/3+21=31-3*2
32/1=1-32+21*3

5) Kelime dönüştürme sorusu. Uğraşmadım.

6) Soru: Sınavın en zor sorusuydu bence. Aşağıdaki cevaplarda görünen siyah ve pembe çemberlerden (madeni para) birinin üstüne bir işaret konuyor ve bu çember diğerinin etrafında kayma olmadan döndürülüyor. İşaretlenen noktanın izlediği yol sorulmuş. (4 soru - herbiri 25 puan).












7) Kelime bulma sorusu (klasik - her yıl soruluyor). Bulabildiğim iki kelime: FLAMİNGO, SİSMOGRAF. Toplam 6 kelime vardı.

8) Altıgenleri yerleştirme sorusu. Sanırım sınavın en basit sorusuydu ama hoş bir soru.

9) Bence en şık soru
641759283+...=1021010769
925831674+...=1551769515
581924376+...=939544200
264739815+...=?

Cevap: 1080132291 (rakamları bulundukları sıra numarasıyla değiştirerek toplayın, meselâ 1 sekizinci sırada, dolayısla 8le başlayın).

10) Bu da en güzel sorulardan biriydi. Şekil çizmeden anlatmaya çalışayım. 2x2 bir ızgara düşünün, kısaca köşelerine a,b,c,d,e,f,g,h,i diyelim. a=9, f=8 ve her 5 karenin köşelerindeki rakamların toplamı eşitse 1'den 7'e kadar rakamları diğer köşelere yerleştirin.

Bu sorunun cevabından çok, çözümünü anlatmak istiyorum. Orta nokta dışında diğer her köşe 2 karenin köşesi oluyor (orta noktalar 2 küçük karenin, diğerleri bir büyük bir küçük karenin). Orta nokta ise 4 kareye dahil. Sonuç olarak, (tüm köşe toplamları)=2x(a+b+c+d+f+g+h+i)+4e=2x(1+2+3+4+5+6+7+8+9)+2e=90+2e ve bu da 5x(bir karenin köşeler toplamı) olduğuna göre e=5 olmalı ve dahası, her karenin köşeler toplamı 20 olmalı. Geriye kalan değerler, 1 veya 2 denemede çıkıyor.

Her ne kadar final şansımız olmasa da sonuçların açıklanmasını sabırsızlıkla bekliyoruz.

Çarşamba, Kasım 24, 2010

İnternette de "Tüketim Toplumu"

Türkiye'de ki hemen hemen tüm internet sağlayıcıları, internete yükleme hızlarını ve kotalarını sınırlandırarak bu alanda da "sadece tüketmemizi" sağlıyorlar, bu amaca hizmet ediyorlar. Alt yapı gereksinimleri dolayısıyla yükleme (upload) hızının indirme (download) hızına göre bir derece (o da geçici olmalı) düşük olması mantıklı olabilir ama geçen yıl devreye giren "adil kullanım palavrası" ile yükleme kotasına da ciddi sınırlamalar getirilmiş.

Kısaca, internette de "Tüketim Toplumu" yetiştiriyoruz...

Cumartesi, Mart 06, 2010

Firefox 3.6 ve Google Gears

Kullananlar varsa, Google Gears nihayet Firefox 3.6 için güncellenmiş. Bilmeyenler için kısa bir açıklama: Google Gears, internet erişiminiz olmadığı ya da yavaş olduğu durumlarda, birçok Google hizmetini kendi bilgisayarınızdan kullanmaya devam etmenize ve bağlantı kurduğunuzda bu hizmetleri otomatik olarak senkronize eden bir program. IE ve Chrome için sorun yok ancak FF kullanıcıları için kötü haber 3.6 sürümüyle birlikte gelmişti. Uzun bir aradan sonra, yeni FF sürümü için GG güncellemesi yapılmış. Bugün itibariyle, Gmail ve Docs artık yeniden "offline" erişime açık.

FF'un çok fazla RAM kullanmasından şikayet edenler için AFOM eklentisini duyurmak isterim. Oldukça başarılı.

Info: Published in Buzz.

Pazartesi, Aralık 07, 2009

Yarı Final Cevapları

Sayfayı ziyaret edenlerin sayısına bakınca, cevapları vermeyi uygun buldum. Sorular, ancak TZV tarafından açıklanabilir:

1) Daha önce vermiştim: 9638147250.
2) Döndürerek mümkün 5x5 sol alt köşede, 1x9 en üstte sola dayalı, 7x1 en sağda yukarıya dayalı. Gerisini çıkarmak herhalde zor olmasa gerek...
3) Olasılık: 4/5=0,8.
4) İşlem sorusu: -41 anahtardı. Gerisi kolay şekilde çıkıyordu. Merkezdeki siyah kare, parçalardan bağımsızdı.
5) 2010 => a)1 b)501
6) a) b) c) d) e)İYİLİKSEVER f)
7) Kısmen kolaydı, çizim yapmak gerekiyor: Satırlar; OOOX - OOOX - XXXX - OXOO
8) Yaş sorusu: 32, 40, 28.
9) Sol üst köşe ve sağ alt köşedeki 3 tane.
10) SİRK, BİNA, KULAÇ, AYLIK.

Pazar, Aralık 06, 2009

Yarı Final

Bugün, Oyun-2009'un yarı finali vardı. İlk defa kendimi finale çok yaklaşmış hissettim.

Öncelikle, bu sene İzmir'deki yarı final İzmir Türk Koleji'nde yapıldı. Katılımcıların yaş ortalaması geçen yılların aksine, oldukça düşüktü. İlköğretimden öğrencileriydi katılımcıların neredeyse tamamı. Saçları kırarmış ve/veya dökülmüş bizlerden sadece birkaç kişiydik koca salonda.

İTK'nın sınavı yemekhanede yapmasını biraz yadırgadık doğrusu. O kadar büyük ve prestijli bir okulda tüm yarışmacıları bir salonda toplamak ne kadar doğru bilmiyorum. Neyse ki, pek sorun yaşanmadı.

Bir dernek tarafından yapıldığı ve gönüllü yarışmacıların sınava (yarışmaya/oyuna) girdiği düşünülürse, başarılı sayılabilir...

Sorular, eleme sorularının aksine çok daha kolaydı. Geçen sene 4 soru cevaplayabilmişken, bu sene neredeyse soruların tamamını çözüyordum. Neredeyse diyorum, çünkü birinci soruyu heyecan ve acelecilikten dolayı 9638147250 olarak yanıtlamak yerine 9638527014 cevabını yazdım. Sonuçlar, sadece cevaba göre değerlendirildiğinden (ki olması gereken bu) yarıfinali 919 puan yerine 819 puanla tamamlayacağım.

Sorulardan biri geçen seneki gibi olasılık sorusuydu. Yine geçen seneki oyunların benzerleri vardı. Kelime bulmaca (+/-), işlem tablosu (sihirli kareler), anagram (kelime)...

Ancak, 5nci soru sayılar teorisinden basit bir kurala dayalıydı. Eğer bunu daha önce görmüşseniz, oldukça basit bir soru, aksi halde 50 puanlık bölümü için bir süre düşünmek gerekiyor. (Ama kuralsız da bulunabilecek bir soruydu.)

Yaş problemi, biraz deneme-yanılma metoduyla çözülüyordu. Ama deneme-yanılma yapılacak sayıları seçmek işin en zevkli kısmıydı.

İlk defa çözdüğüm küpün farklı açılardan görünüşü sorusunun çok basit olduğunu düşünüyorum. Tabii, soruyu doğru anlamışsam. Bunu puanlar açıklandığında öğreneceğim.

Sudoku sorusu ise, kısmen kolaydı. İlk denemede bulduğunuz blok, sizi doğru cevaba götürüyor. Belki önemli olan tek şey bu soru için, soruyu doğru anlamak diyebiliriz.

Kelime (+/-) soruları da doğru ipuçlarını değerlendirdiğinizde kolay sayılırdı.

~100 kişinin katıldığı Soru Maraton'una göre, daha fazla eğlendiğimi söyleyebilirim. 2 saat boyunca, sorular üzerinde uğraşmak gerçekten zevkliydi. Emeği geçen herkese teşekkürler.

Pazar, Kasım 15, 2009

Wave 2

Az önce Wave'in öğrendiğim yeni bir özelliğini paylaşmak istedim. Aslında, biraz daha bekleyip, genel bir tanıtım yapmayı istiyordum Wave hakkında ama bu özellik yüzünden gerçekten çok heyecanlandım.

Wave yazılarına genellikle "blip" deniyor, ya da wave ve içindeki her bir başlığa "wavelet". Arkadaşlarınızla ortak (ve eşzamanlı) bir blip hazırlayabiliyorsunuz. Herkes, diğerinin yazdığını karakterlere basarken eşzamanlı görüyor ve birbirinin yazısını değiştirebiliyor, saniyesi saniyesine. Bunlar, Wave'in bilinen özelliklerinden.

Az önce öğrendiğim ise, bunu "public" yapabilmeniz! Yani, bir blip açın, "public" (yani herkese açık, kamu malı) yapın, sonra insanlar (tanıdığınız/tanımadığınız) gelsin ve ortaklaşa devam edin! Gerçekten çok önemli ve çok başarılı. Forum sayfalarındaki gibi beklemek yok, herşey anlık! Ayrıca, sonu gelmez yüzlerce sayfa tekrarlara da gerek yok. Yanlış yerleri ya da değiştirilmesi gereken yerleri, birileri "edit"leyerek ilk blip'i son versiyon haline dönüştürebiliyorsunuz. Bunların çoğunu forum sayfalarında da yapmak mümkün, biliyorum (özellikle "moderated"/yönetilen forumlar için) ancak bu Wave'deki çok daha mükemmel ve herşeyi bir arada veriyor. Wikipedia gibi açılımlar da mümkün. Zaten robotları şimdiden kullanımda!

Wave, aslında, tüm paylaşma ve/veya haberleşme alışkanlıklarınızı değiştirecek. Kullanmaya başladıkça, insanın düşünme şekli de değişiyor ve yeni kullanım alanları yaratmaya başlıyorsunuz. Bu ifadeyi aslında tanıtım videosunda (80dak) duymuştum ve önce anlamamıştım, ama biraz işin içine girince gerçekten de yeni bir internet anlayışıyla karşı karşıya olduğumuzu anladım.

Yeni özellikleri, fırsat buldukça, anlatmaya devam edeceğim.

Cumartesi, Kasım 14, 2009

Google Wave

Bugün, yeni hesabıma bir göz attım. Gerçekten heyecan verici. Geleceğin interneti (ve haberleşme) çok farklı olacak. Chrome OS hakkında da fikir veriyor.

Wave, aslında bir tür arayüz. Herşey html tabanlı ama Robotlar, Aygıtlar (Gadgets), Federasyon yapısı, ve tüm diğer eklentiler, ihtiyaç duyulan hemen herşeyi yapmanıza imkan veriyor (verecek).

Tweet'lerinizi ya da Blog sayfanızı buradan yönetebilir ve takip edebilirsiniz.

Hazırladığınız belgelerde, LaTeX kullanabilirsiniz.

Otomatik çeviri ve/veya düzeltme yapmak da mümkün. Hele demoda gösterilen şu örneğe bakın: Yazılan metin "Icland is an icland" ve otomatik düzeltilmiş hali ise "Iceland is an island". Tabii, bu Wave'in bir özelliği değil, sadece bir Robot.

Birkaç yıl içinde, blip (Wave'in mesajları) kullanımı normal mail kullanımını geçebilir. Etkin bir Wave için gereken sadece bir tarayıcı (browser) ve "hızlı" bir internet (bilgisayar değil).

Cuma, Ekim 02, 2009

Matematik Topluluğu

Dün akşam MT ile bu yılın ilk toplantısını düzenledik. Toplantıya katılım olmayacak diye başta oldukça endişelendik ama Gizem mesaj gönderince bir anda 3 masayı doldurduk. Toplantımız, çok dolu geçti, 1 saat boyunca beyin fırtınası yaptık ve 4 "Çalışma Grubu" oluşturduk. Herbiri birbirinden şahane!

Önce, yeni kulüp başkanımızı belirledik. Gizem'e başarılar diliyoruz. Bu "Başkan"lık, en çok çalışacak üye anlamına geliyor, hatırlatalım.

Kulübün internet sayfasının sorumluluğunu Çağıl aldı.

"Matematik Dünyası" temsilcimiz Mustafa oldu.

Önümüzdeki haftaya, "Proje" çalışma grubu proje yarışmalarını bulup getirecekler ve katılmak isteyenlerle birlikte çalışmalara başlayacağız.

"Sosyal Sorumluluk" kapsamında, sayısal becerilerini de canlı tutmak adına özellikle hazırlık sınıfında okumakta olan arkadaşlarımızı da dahil etmeyi düşündüğümüz TOG ile veya Balçova Belediyesi ile birlikte ortak çalışma kararı aldık. Tamamen gönüllü bir şekilde (zaten tüm kulüp faaliyetlerimiz bu şekilde) yapılacak olan ve gerçekten sorumluluk gerektiren bu aktiviteye arkadaşlarımızın hemen dahil olmak istemeleri, gözlerimi yaşarttı. Bu yoğun tempo içinde bu kadar gönüllü beklemiyordum.

Arkadaşlarımızla gurur duyuyorum. Türkiye'nin geleceğinin ne kadar parlak olduğuna bir kez daha şahit oldum. Gençlerden uzaklaştıkça, insan karamsarlığa kapılıyor. Kadınlara ve gençlere "pozitif ayrımcılık" yapılmalı ve girişkenlikleri yüreklendirilmeli!

Mevcut katılımla, bu çalışma gruplarını aktif tutmak çok zordu, o yüzden diğer çalışma gruplarını şimdilik rafa kaldırdık. Ama hazırlık ve 1nci sınıf arkadaşlarımızdan aktif olarak katılmak isteyen olursa, yeni gruplara da desteğimiz olacak.

Önümüzdeki Salı 16:30'da 2nci toplantımızı yapacağız. Bu toplantıya hazırlık ve 1nci sınıftaki arkadaşlarımızı özellikle bekliyoruz.

Cumartesi, Eylül 05, 2009

Soru Maratonu Grubu

Soru maratonu tüm hızıyla devam ediyor. İlk 3 haftaki sorular oldukça güzeldi, ve bir o kadar da zordu. Bunların başarı yüzdelerinin az olacağını sanıyorum. Son sorular ise kısmen kolay sorular.

Puan tablosu bu hafta içinde (Cuma günü sanırım) açıklandı. Eksik puan alanlar, yanlış sorularını bulup cevaplarını düzeltmeye çalışacaklar. Tabii önce hangi soruların değerlendirmeye alındığını tespit etmeleri gerekiyor.

Soruları, yorumları, etik bir şekilde tartışabileceğiniz bir grup kurulmuş FeysBuk'da. Maraton başlarken davetiye aldım. Maalesef pek hareketli bir grup değil, sanki herkes cevapları görmek için hazırda bekliyor gibi.

Neyse, puanlamaya esas soruları tespit edebilmek için yarışmacı arkadaşları bu gruba davet ediyorum. Geçmiş yılların soruları, çözümleri ve ilgili tartışmaları da yapabilirsiniz.

Salı, Ağustos 04, 2009

Adil kullanım palavrası

Uzun zamandır yazmak ve tepkimi iletmek istediğim bir konuydu bu, az önce tekrar televizyonda reklamlarını görünce dayanamadım. Kısaca, son kullanıcıyı kandırma taktiği demek doğru olur sanırım. Çünkü, herşey ayrıntılarda gizli.

Bu yazıda kısaca TTNet'i ele örnek vereceğim, diğerleri de zaten TTNet'i örnek alarak benzer hizmetleri vermeye başlıyorlar. TTNet'in yeni kampanyasında 8 Mbps'e kadar hız diye "sözde" hızlı internet satmaya çalışıyor. "Sözde" çünkü mevcut bağlantı hızımız 1 Mbps olmasına ve sadece akşamları kullanmıza rağmen 4 Gb'lık paketi her ay aşmaya başladık. Burada en önemli etken, internet sayfalarının daha fazla medya-etkin (zengin-içerikli) olmasından kaynaklanmaktadır. Birçok bilinçli ve Firefox kullanıcısı AdBlockPlus ve NoScript eklentileri ile gereksiz internet veri akışını engelleyebilir ama toplumumuzun çoğu için bu pek mümkün değil.

Aklıma Gopher kullandığımız günler geliyor da, bugünkü hızlı(!) internetin ne kadar hızlı olduğunu ve tüketim çılgınlığı(!) kapsamında ne kadar gereksiz(!) kullanıldığını o kadar bariz bir şekilde görmemize rağmen kimseye anlatamamıza şaşıyorum.

Gelelim işin özüne... 1Mbps hızla ayda 4Gb kotayı sıradan bir şekilde aşabiliyorsam, 8Mbps hızla yaklaşık ne kadar veri transferi gerçekleşebilir? Düz mantıkla cevap verecek olursak, 4x8=32Gb olur. Ama, bu limit aşımı demek... O zaman ne yapalım? Hemen limitsiz tarifeye geçelim ve bu hızlı internetin avantajlarından bilgi çağının gerektirdiği şekilde yararlanalım. Bunun için TTNet, 2 farklı paket sunmuş: NetLimitsiz ve 8Limitsiz. Biri ayda 49 TL ve diğeri 99 TL. Ama, birincisi NetLimitsiz, "adil kullanım" aldatmacasına dahil bir paket. Ayda 15 Gb'lık limiti aştığınız anda, hızınız 512 Kb'a düşüyor... Nerede 8 Mbps, nerede 512 Kbps=0,5Mbps! Tam 16'da 1'i... 16 kat daha yavaş!

Mesela, 3G ile hayatımıza giren görüntülü görüşme mevzuu, sohbet ortamlarındaki görüntülü görüşme sırasında dakikada 12-15 kare gösterirken, şimdi 30+ ve daha yüksek çözünürlüklü (kaliteli)  video-iletişimler ve içerikli paylaşım sitelerindeki gömülü-video (facebook gibi) kliplerindeki daha kaliteli aktarımlar ve dahası 3 boyutlu video görüntülerinin paylaşılmasıyla gereken veri transferi miktarı da hızlı bir şekilde artıyor.

Bu durumda, gerçekten ihtiyacınız olduğunuzda 15 Gb'lık "adil kullanım hakkı" hemen sizi sınırlandıracak ve hızınızı 512 Kbps'e düşürecek. Bu durumda 2 katı ücret ödeyerek daha üst bir tarifeye geçmeniz kaçınılmaz olacak. Peki, bu sınırı (15 Gb) doldurmuyorsanız? O zaman zaten bu pakete ihtiyacınız yok demektir. Çünkü 8Gbps, vaadedilen hız değil, sadece üst sınır. Altyapı şartlarına göre değişebilir, yani herkesin (ve sizin) bağlantı kurmayı tercih ettiğiniz yoğun saatlerde yine 1-2 Mbps (belki biraz daha hızlı) olarak hizmet alacaksınız. Yani, gereksiz ve aldatmaca!

Kısaca, NetLimitsiz yerine aynı fiyata 1Limitsiz'i veya 2Limitsiz'i tercih edin. İleride bu bağlantı tercihini de kaldıracağını düşündüğüm TTNet'in yeni bağlantı çeşidine (ve bu "adil kullanım" aldatmacasına başvuran diğer servis ve hizmetleri) hiçbir şekilde tavsiye etmiyorum. Bilinçsiz müşteriyi kandırmaktan öte görmüyorum bu tarifeleri...

Belki de ben çok tutucu olmaya başladım, bilemiyorum :(

Perşembe, Temmuz 30, 2009

Soru Maratonu 2009

Bu seneki maraton dün 14:00 itibariyle başladı ve bugün 14:00'te cevap verme dönemi aktif hale gelecek. 20 hafta sürecek maratonun ilk sorusu, kısmen tanıdık bir soru, bir olasılık hesabı. Kod yazmaktan sıkılıp, şık çözümünü bulmak oldukça zevkliydi.

Beyin cimnastiğini sevenlere, bu maratonu tavsiye ederim. Dilediğiniz an başlayıp, geçmiş soruları da cevaplayabilirsiniz.

Maratona katılanlara ve özellikle iddialı arkadaşlara başarılar diliyorum.

Cuma, Temmuz 17, 2009

İnternet üzerinden alışveriş

İnternet üzerinden alışveriş yapmak son zamanlarda oldukça yaygınlaştı. Özellikle küçük yerlerde bulunmayan parçaları temin etmek için ya da büyükşehirlerde o koşuşturmanın içine girmemek için, birçok standart ürünü hem de çok daha ucuza internet üzerinden satın alabiliyoruz.

Yurtdışından yapılan alışverişler de bunun bir parçası hatta bu alışverişlerin çoğu yurt dışından (özellikle küçük ev aletleri ve küçük elektronik eşyalar). Bunlara gümrük uygulanmadığı için pek sorun yaşanmıyordu. Ancak, ilgili mevzuata göre 100 € üzerindeki tüm alışverişlerden (ister hediye olsun!) %10 gümrük vergisi + ~33TL damga vergisi uygulanması gerekiyormuş.

Son kriz döneminde ise, hükümet bu unutulmuş gelir kalemini hatırlamış ve artık yurt dışından gelen gönderileriniz posta gümrüğününe takılabilir. Eğer paketiniz geciktiyse, hemen ilgili posta/kargo merkezi ile irtibata geçin ve verginizi ödeyerek teslimatınızı alın. Türkiye'ye satış yapan yurtdışı şirketlerin çoğu, son dakika da haberdar oldukları bu vergiyi "iyi niyetlerini" göstermek için karşılıyorlar. Mesela StrawberryNet, gümrük makbuzunu onlara gönderdiğinizde (kendiniz tarayıcıdan geçirerek, internetten eposta ile gönderebilirsiniz), bu tutarı size ödemeyi taahhüt ediyor. Yalnız, yeni siparişler için herhalde 100 €'nun üzerindeki siparişleri birkaç parçaya bölerek ayrı ayrı göndereceklerdir.

Hükümetin (Gümrük Müsteşarlığının) bu uygulaması, bana daha çok yıldırma politikası gibi geldi. Bir taraftan küreselleşme çabasıyla tüm yerli kaynakları yabancılara satıyorlar, kendi yandaşları için çeşitli vergilerde avantaj sağlıyorlar, ithal otomobil distribütörleri için inanılmaz vergi indirimi yapıyorlar, ama vatandaşın %15-20 daha ucuza temin etmeye çalıştığı küçük ürünlerden vergi almak istiyorlar! Amaç, yerli üreticileri(!) mi korumak (artık üretim kalmadı, neredeyse hepsi dağıtıcı), yoksa elde edilmeyen vergi gelirlerini bu şekilde mi tamamlamak?

Vergi vermek değil zorumuza giden, bilakis hepimiz verelim. Ama, bir taraftan "godamanlar"ı koruyup, diğer taraftan vatandaşının en küçük çabalarını bile vergi ile bastırmalarını çifte standart olarak görüyorum. Bunlar şahsi düşüncelerim...